Budapeşte: Aman Dikkat

Şimdiye kadar Avrupa’da birçok yer gezdiğim için blog yazmak istiyordum. Fakat yazmayı sürekli öteliyordum. Sonunda üşengeçliği bıraktım, silkelendim ve kendime geldim.

İlk yazımı, en uzman olduğum şehir Budapeşte ile ilgili yazıyorum. Devamı da gelir inşallah.

Evet nerden başlasak.

Tatil için Budapeşte’nin tercih edilmesinin sebebi hem güzel hem de ucuz bir şehir olması diye dusunuyorum. Otel fiyatları, yeme içme fiyatları(su hariç) gerçekten ülkemize kıyasla daha uygun. Ayrıca gordugum kadariyla güvenli bir şehir. Turistik şehirlerde sıkça rastlanan kapkaç, yankesicilik gibi olaylara hiç şahit olmadım. İnsanları güzel, güler yüzlü ve sempatikler. Maalesef çok fazla evsiz görüyorsunuz. Bu insanlar kışın bu soğukta nasıl sokakta yatıyorlar diye düşünüp içimin cız ettiğini hatırlıyorum.

Havalimani ulasim: havalimanindan merkeze gidecegini soyleyip otobus ve metro bileti iste. 350 Huf ucret. Havalimanindan 200E otobusune bindikten sonra Deak Ferenc ter dureginda inip metroya biniyorsunuz.

Macaristan henuz Euro kullanmiyor. Kendi para birimleri Huf(forint). 2 tane 0 atinca Turk lirasina yakin bir deger oluyor.

Tatil için kaç gün yeterli diye soracak olursanız minimum 2 gün kalmalısınız derim. Ayrıca Estergon gibi çevredeki tarihi kasabalara gidecek olursanız 3-4 gün kalmanız daha iyi olacaktır. Çünkü Estergon kalesine git gel+orada gez derken 1 gün gidiyor. Gezmeyi çok sevdiğim için bana 1 hafta yetmedi, o ayrı 🙂 Sonrasında 2 kere daha gitmemin en büyük sebebi Wizz air’in ucuz uçuşları sayesinde gidiş dönüş 150 TL’ye bilet bulmamdı. Önceden alınmış vizem de olduğu için sanki hafta sonu İzmir’e gidermiş gibi Budapeşte’ye gidip geldim.

Ama sizi uyarayım eğer benim gibi soğuk sevmeyen insanlardansanız sakın Aralık-Şubat döneminde gitmeyin. Aralık ayında 3 kat giyindiğim halde donmuştum. Atkı eldiven bere de kar etmedi. Yer yerimi kapatsam da gözlerim dondu, soğuktan başıma ağrılar girdi. Ayrıca yazın da çok sıcak oluyor. Haziran başında gittiğimde de sıcaktan çok bunalmıştım. Temmuz ve Ağustos’u hayal bile edemiyorum. Herhalde en uygun dönem Nisan- Haziran ve Eylül-Kasım arasındaki dönemdir. Sık sık Wizz Air’in biletlerini kontrol etmenizi tavsiye ederim. Önemli bir uyarıda bulunacağım: Wizz air el bagajının izni, normal bildiğimiz kabin bagajının yaklaşık yarısı kadar oluyor. Bu da büyük bir sırt çantası kadar ediyor ve kol çantanızı da içine sığdırmalısınız. İlave ücret verirseniz normal kabin bagajı veya büyük bavul alabiliyorsunuz. Biletinizi internet üzerinden alırken de online check’in kutusunu mutlaka işaretleyin. Check-in’inizi uçuştan önce yapıp biniş kartınızın çıktısını almak zorundasınız. Havalimanında yapmaya kalkarsanız ek ücret isteniyor. Resmen soygun. Aman dikkat edin 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*